Ekranların Ardında


“Ekranların Ardında”, bakmanın artık görmeye yetmediği bir dünyayı anlatıyor.
Üst üste yığılmış televizyonlar, bize durmadan bir şeyler gösterirken aslında kendi hayatımızı kaçırdığımızı hatırlatıyor. Her ekran başka bir hikâye anlatıyor; fakat hepsi aynı sessizliğin içinde birleşiyor.
Masanın başındaki figür, insanla hayvan arasında sıkışmış hâliyle bu yabancılaşmayı taşıyor. Önündeki fincan, gündelik hayatın sıradanlığını; elindeki kap ise bu sıradanlığın altında biriken ağırlığı temsil ediyor. Başının üzerindeki alev ise belki de hâlâ tamamen sönmemiş olan düşünceleri, öfkeyi ve içten içe yanmayı gösteriyor.
Arkadaki “WHERE IS…” yazısı ise soruyu açık bırakıyor:
Neredeyiz? Kendimiz nerede? Gerçek nerede?
Belki de bütün bu ekranların, haberlerin, görüntülerin ve gürültünün arasında insan en çok kendini kaybediyor.
Çünkü bazen dünyaya bakmak için açtığımız ekran, dünyayla aramıza çektiğimiz duvara dönüşür.