Anlamı Ben Seçtim: Varoluşçuluk

Hayat bana bir anlam sunmadı; ben ona anlam verdim.
İnsan, doğuştan bir amaçla gelmez; kendini yaşarken yaratır.
Kendini yaratırken, duygusal olarak anlam yüklediği şeylere kendini adar. Bu bir sanat eseri, bir yazar, bir ressam, bir filozof ya da bir bilim dalı olabilir. 

Kendisini adadığı bu uğraş veya kişi, hayatını şekillendirir.
Eğer bu bir ilgi alanıysa, kişi bu alanda yeteneklerini keşfeder ya da hayal ettiği yönde kendini geliştirir.
Kendisini adadığı şey bir kişiyse, o kişinin düşüncelerini hayatına uygular. 

Bir Kafka okuru, bu yazara kendini adadığında, onun felsefelerini benimser ve bir anlamda onun gibi olmak ister.
Bir Vincent Van Gogh hayranı ise, Van Gogh’un acılarından değil; acılarını sanatla dönüştürme biçiminden beslenir. Onun samimi duruşunu, hayata yaklaşımını içselleştirir. Kişi, resim yolculuğuna çıkarken Van Gogh’un felsefesini de zihninde taşır. 

Herkes, kendi hayatının anlamını kendisi oluşturur.
Bazı insanlar kendini dine adayabilir.
Bir Hristiyan, İsa Mesih’e olan inancını göstermek için sürekli ayinlere katılıp kiliselere giderken; bir Müslüman, Allah’a olan inancını yaşamak ve cennette bir yer edinmek için günlük olarak namaz kılar ve dinin gereklerine uygun bir yaşam sürer. 

İnsanın ömrünü neye adayacağı, kendini tanımasıyla başlar.
Vasıfsızlık, belki de en büyük imtihandır. 

Kendimi ilk sorgulamaya başladığımda oldukça yetersizdim.
Zamanla, ufak ufak kendimi tanımaya başladım ve kendime bir yol çizdim.
Hayat felsefem, zamanla yerine oturdu. Sorgulamak, bu hayatta attığım en büyük adımdı. 

Peki, hayat yaşamaya değer mi?
Hayatı yaşamaya değer kılan şey, insanın tutumudur.
Önemli olan, siyah ile beyazın arasında gökkuşağını bulabilmektir. 

Hayat bir mücadeledir.
Bu mücadeleyi insan; ilimle, bilimle, imanla, düşünerek, sanatla ve edebiyatla kazanacaktır. Kazanmak dediğim: bize verilen bu hayatı vasıflı bir şekilde tamamlamaktır. 

Acı, mutsuzluk, korku, adrenalin, keder, utanç... Bunlar hayatta bizi “diri” hissettiren duygulardır. Sadece mutlu olarak bir ömür geçmez. 

Engellere takılmak, mücadele etmek, her süreçte ve başlangıçta yeni duygular ve deneyimler tatmak, kazanmak...
Bunların hepsi hayatın bir parçasıdır.
İnsan, sadece mutluluğu bilerek acıyı yargılayamaz. 

Ben bu mücadeleyi kazanmak istiyorum.
Çünkü bana verilen bu ruhun ve kaderin tesadüf olmadığına inanıyorum.
Sanatsal kişiliğim, üretkenliğim, bu zihniyetim... Her şeyin bir sebebi olduğu gibi, bunların da bir sebebi olduğuna inanıyorum. 

Bu geçici dünyaya bir şeyler bırakmak istiyorum.
Çünkü bana verilen bu ruhun tesadüf olmadığını kanıtlamak istiyorum. 

Sözlerimi şu şekilde sonlandıracağım:
Anlamı dışarıda aradım, bulamadım.
Sonra kendime döndüm—ve oradaydı.